22 Kasım 2008 Cumartesi

Brezilya vs. Çakma Brezilya


Geçtiğimiz hafta içi oynanan hazırlık maçları arasında sivrilen iki müsabaka vardı; İskoçya- Arjantin ve Brezilya - Portekiz.
Maradona'nın (nihayet) teknik direktörlük koltuğunu aday olması bile medya için paha biçilemez bi haberdi. Tabii ki Arjantinde söz konusu Tanrı'nın Eli ise akan sular durur. Sonunda istediğini almasını her zamanki gibi bildi ve milli takımın başına geçti Diego. Daha ilk maç bile oynanmadan basında çıkaz söz düelloları Maradona'nın ismi ile özdeşleşmişti nerdeyse. Takımının başında çıktığı ilk maçta da pek bi değişiklik yoktu. Maçtan çok, maç öncesi ve sonrası demeçler konuşuldu. Umarız bu macera da kısa sürmez. Ne de olsa Maradona, ölüsü bile iş yapar be abi... :)
Diğer maça gelirsek. Bir tarafta dünyanın futbol fabrikası (en az 5 farklı milli takım çıkarabilecek) Brezilya, diğer tarafta daha şimdiden kendini Şöhretler Listesinin ilk üç(!) sırasına yazdırmış olan C.Ronaldo ve saz arkadaşları. Futbol bir takım oyunudur. kendini ne kadar büyük görürsen gör, yanındaki 10 adam olmadan sahada bir hiçsin. Bunu da Brezilya Portekiz'e çok acı bir şekilde hatırlatmış oldu. Adamlar şiir gibi top oynuyorlar, sanki topla dans ediorlar. Belli ki hepsi ayrı bir zevk alıyor topla oynamaktan. Tabi durum böyle olunca skor kaçınılmaz: 6-2.
Ne desem boş. Artık C. Ronaldo klonlamanın yasallaşmasını bekleyecek. Kendi gibi 10 tane daha sipariş eder herhalde. Bir de o şekilde dener Brezilya'yı yenmeyi. Gerçi bize bir tanesi yetiyor da artıyor...

Hiç yorum yok: